Renklerin Dili

Renkler hayatımızın önemli bir parçası.

Peki renklerin biz çoğu zaman farkına bile varmadan gerçekleşen hayatımıza etkilerini biliyor muyuz?

Renk seçiminin kimi zaman karakterimizi yansıttığından ya da seçtiğimiz rengin bize olumlu ve olumsuz etkileri olduğundan haberimiz var mı?

Bu yazımda mesleki tecrübeler ve alıntılardan derlediğim bilgilerle renklerin dilini anlatacağım. Kabaca mı? Eee sonuçta akademisyen değiliz, amatör bir blogdan daha ne beklenebilir ki?

KIRMIZI : Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir. İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır.

YEŞİL : Duygusal olarak bizi en çok etkileyen organımız olan kalbin, bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır.

SİYAH : Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya’da siyah mutluluktur (evet o yüzden McDonald’s Japonyada siyah hamburger satıyor vb. şeyleri görüyorsunuz). Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Dinginlik (dingillik değil) rengidir. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih edermiş.

MAVİ : Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavi olabilir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır (evde işe yaramayabilir kesinlikle bir yatırım tavsiyesi değildir).

LACİVERT : Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakırlar.

MOR : Yüzyıllardır ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih, yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydetmiştir (evet royalty). Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir de derler (lan yoksa saltanata son vermek için mi bu rengi ihtişam simgesi demişler ki?).

PEMBE : Uyum, neşe, şirinlik ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir (kız çocuk tabii ki).

SARI : Sarı zeka, incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür (melankoli is coming). Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler.

KAHVERENGİ : Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Üniversitesinde bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler (belki de bu yüzden kıyafetlerde en sevdiğim renktir).

Neyse bu kadar yeterlidir herhalde.

Ara renklere hiç girmeyelim derim işin sonu gelmiyor çünkü. Genelde evde kadınla erkek arasındaki renk diyaloglarında hep kadın farklı renkler söyler. Pembe ya pudra pembesidir ya da daha çetrefilli bir ismidir ama düz pembe değildir! Erkek içinse pembenin zilyon tane tonu da olsa önemli değildir alayı pembedir.

Gerçi bizim evde çoğu zaman tam tersi olur, ben cmyk ya da rgb paleti üzerinden gördüğüm için hayatı bizim karmaşa daha da sert olabiliyor! Neyse ki pantone paletine girmiyorum çok şükür!

Renginiz ne olursa olsun, çok da şaapmayın (!)

10 Ocak 2017

Renklerin Dili
Yorumlar :
Henüz yorum yok
Ad ve Soyad
Yorumunuz